“Gölgelik bir yerde bekle beni. Hemen gelip seni oradan alacağım!”
Wu Qiqiong telefonu kapatıp ellerini bir havlu yardımıyla sildikten sonra yüzünde kocaman bir gülümsemeyle odaya girip kıyafetlerini değiştirdi.
Wu Qiqiong’un annesi peşinden giderek, “Geldi mi?” diye sordu.
Wu Qiqiong terden sırtına yapışan atletini kalın nasırlı elleriyle çekiştirirken top gibi iri gözlerini annesine çevirdi. Yüzündeki kocaman gülümseme daha da belirgindi, “Geldi.”
Bugün, Wu Qiqiong’un kız arkadaşı ilk kez ailesiyle tanışacaktı.
Tepedeki kavurucu güneşe rağmen ağustos böcekleri cılız sesleriyle ötüşüyordu. Wu Qiqiong’un evinin hemen yanındaki dev çöp tenekesinin bu aylarda yaydığı çürük kokusu mahalle mutfaklarına kadar sinmişti. Wu Qiqiong çöpün yanından geçerken ayağına dondurma ambalajı yapıştı ve ayağını sertçe yere sürterken binlerce sinek vızıldayarak etrafa dağıldı.
Yue Yue sokağın girişinde bekliyordu. Yüzündeki huzursuzluk ve sabırsızlık her halinden belli oluyordu.
Wu Qiqiong’un kendisine doğru yürüdüğünü gören Yue Yue’nin içinde bir anda sebepsiz bir tiksinti belirdi. Bu hissin nedeni, adamın yürüdükçe titreyen göbek yağları mıydı? Yoksa başının tepesinde sanki elektriğe kapılmış gibi dikilen o iki tel saç mıydı? Belki de mutfak isiyle kaplanmış, yapış yapış bir görüntüye sahip yüzünden dolayıydı…
“Hadi, yemek neredeyse hazır,” dedi Wu Qiqiong, Yue Yue’nin elini tutarken.
Lakin Yue Yue aniden elini çekti. Yüzünü ağacın gölgesine sakladı; badem gözleri soğuk, buz gibi bakıyordu.
“Ne oldu? Gergin misin yoksa?” dedi Wu Qiqiong sıcak bir gülümsemeyle, “Merak etme. Annem sıradan bir köylü kadınıdır, sana zorluk çıkarmaz. Senin geleceğini öğrenince çok sevindi. İki gündür gözü yollarda kalmıştı, hatta sabah erkenden kalkıp bir şeyler almak için pazara gitti.”
“Şey…” dedi Yue Yue ve bağını hafifçe eğdi, “Bence biz ayrılalım!”
Wu Qiqiong duyduklarına inanamayarak donakaldı. Yue Yue’ye gözlerini dikip bakarken, uzun süre tek kelime edemedi.
Yue Yue konuşmasını sürdürdü, “İlişkimiz oldukça sıkıcı bir hal aldı.”
“Nesi sıkıcı? Ben hala çok heyecanlanıyorum.”
Yue Yue acı bir tebessümle başını salladı, “Öyle düşünen yalnızca sensin.”
Bunu söyler söylemez arkasını döndü ve tam gitmek üzereydi ki, Wu Qiqiong hızla onu kolundan yakaladı.
“Yue Yue, biz yedi yıldır birlikteyiz. Öyle kolayca ‘ayrılalım’ diyemezsin. Bari bana bir sebep söyle!”
Yue Yue, Wu Qiqiong’a yandan bir bakış attı, “Yedi yılın sonunda senden bıkmış olmam yeterli bir sebep değil mi?”
“Bıktıysan, seni tekrar tavlarım o halde.”
“Hadi oradan!” diyerek patladı Yue Yue. Narin dudaklarından zehirli sözler dökülüyordu, “Bak Wu Qiqiong, bu ucuz numaraların bana artık sökmez. Çok ciddiyim. Bugünden itibaren seninle resmen ayrıldık. Sen yoluna ben yoluma.”
“Şimdiye kadar gayet iyiydik, nasıl birdenbire böyle ayrılmaktan bahsedersin?” dedi Wu Qiqiong, hala bu aşk için mücadele etmeye çalışıyordu, “Söyle, neyimden memnun değilsin? Senin için değişebilirim.”
Yue Yue öfkeyle gözlerini devirdi, “Her şeyinden. Git anneninkinden yeniden doğ, öyle gel.”
Wu Qiqiong kolayca pes etmek niyetinde değildi, “Sana inanmıyorum.”
“İnanmıyor musun? Niyeymiş o?” diye sordu Yue Yue. Güzel yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuştu, “Ben sen rencide olma diye uzatmıyorum ama sen üsteleyip duruyorsun. Madem öyle, günah benden gitti o zaman.”
Wu Qiqiong başını biraz eğerek dikkatle dinlemeye başladı.
Yue Yue derin bir nefes aldı ve ardından parmağıyla Wu Qiqiong’un gıdığını işaret etti, “Bak, birlikte olduğumuzdan beri kaç kilo aldın? Üniversitedeyken ne kadar da zayıftın! Çok fit bir vücudun vardı! Şimdi kendine bir bak. Her adım attığında yer sarsılıyor sanki. Seninle alışverişe çıktığımda kendimi sanki bir Tibet köpeği gezdiriyor gibi hissediyorum!”
Wu Qiqiong haksızlığa uğramış gibi hissediyordu, “Zayıf erkeklerin güven vermediğini söylememiş miydin?”
“Evet, öyle demiştim,” dedi Yue Yue ve öfkeyle çantasını yere attı, “Ama sen de biraz fazla güven veriyorsun. Hatta öyle ki, neredeyse gözyaşlarına boğulacağım. Biliyor musun? Son zamanlarda her gece rüyamda seni başkasıyla aldatıyorum – ve her seferinde mutlu bir şekilde uyanıyorum!”
ÇN: Bahsettiği köpek:

Çok guzelll
Çok güzel ellerine sağlık 🙏
Bu bana iyi gelecek . Bir hafta dizi bölümü beklerken yaralarımı saracak 😭😭 ellerinize sağlık 🩷
Varyaaa o ellerini öperim dünyanın en mutlu insanıyım şuan her dileğin gerçek olsun çok teşekkür ederimm
Vaaaaaah inanamıyorum bu kitabın çevirisi geldiğine çok teşekkürler merakla bekliyoruz diğer bölümleride 😍😍😍
Çinceden çeviriliyormuş. eline sağlık çok teşekkürler 🫶🏻
ulan yue yue sana da vur dedik öldürdün ya
diziye göre şu anda novelde 91. bölümde olmamız gerekiyormuş dostlar
canım çevirmenim iyi ki ceviriyorsun emeğine sağlık
Döne dolaşa Türkçe çeviri arıyordum. İlaç gibi geldi. Eline sağlık
ayyyyy çok teşekkürler ellerine sağlıkk🥺💞
Şu an dünyanın en mutlu kızı benim🧚🏻♀️ dizinin bağımlısıyım novelı aşırı merak ediyordum görünce çok sevindiim 🥹 çeviri için çoook teşekkürler eline sağlık 💕🎀
Oha o kopek ne abart sende kilolu bile yakisikli ve tatlis benim askm